26.06.2026
21:33
Kategoriler
HABER
Ana Sayfa Canlı Skor Hava Durumu Bildirimler Gündem
Gündem

Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Toplantının yapıldığı salona demokratik toplum örgütlerinin girmesi yasaklanmış, ben gazeteci kimliğimle girebilmiştim. Çok gergin bir havadaki toplantı sırasında yanıma o sırada İYİ Parti İstanbul Milletvekili olan Nimet Özdemir geldi ve kendisini tanıtarak konuşmaya başladı.

“Biliyorsunuz çok iyi ekonomist milletvekilleri var, mühendis olanlar var. Meclis’te çok güzel konuşmalar yapıyorlar ama benim milletvekili olma nedenim kadınlar, çocuklar ve hayvanlar; onların sesi olmaya çalışıyorum. Başka bir amacım yok” demişti.

O komisyon toplantısından iki gün sonra, “İYİ Parti’den, gönül bağımı kopardığım için ayrılmış bulunmaktayım” ifadelerini kullanarak istifa etti. Bir süre bağımsız kaldı ve sonra CHP’ye geçti.

O dönemde hayvan hakları eylemlerine katılıyor, kürsüye çıkarak konuşmalar yapıyor ve hayvan hakları savunucuları arasında destek görüyordu.

Özdemir CHP’ye geçtikten sonra o partinin belediyelerine ait bakımevlerinde de korkunç hayvan katliamları yaşandı ama o eskisi gibi konuşmaz oldu. Kendisiyle ilk tanıştığımızda pek inandırıcı bulmamıştım; o izlenimimin doğru olduğu o dönemde ortaya çıktı.

17 Haziran 2026’da CHP’den istifa ettiğinde AKP’ye geçeceğini tahmin etmiştim. Çünkü açık ki Özdemir, 8 Ekim 2024’te CHP’ye geçerken de yerel seçimler sonrasında oy oranı yükselen ve ülkenin birinci partisi konumunda olan bir partide pozisyon alma amacını taşıyordu.

Sonra baktı ki mutlak butlan kararından sonra CHP’de işler sarpa sarmaya başladı; AKP’nin attığı çelmelerle istifa eden edene, o da yeni bir seçim öncesinde yine yeni bir pozisyon alarak aklınca konumunu garantiledi. Böylece aynı seçim döneminde, üç yıl içinde üç parti değiştiren ilk milletvekili oldu!

Özdemir’in bu mide bulandıran geçişlerini yakından izlemeyenler, 24 Mayıs 2025’te CHP milletvekilleriyle birlikte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne asılan “Free İmamoğlu” (İmamoğlu’na Özgürlük) pankart eyleminde yer alan isimlerden biri olmasını hatırlayıp afalladı. Çünkü sonuçta İmamoğlu’nun siyasi hayatını bitirmek için tasarlanan yargı darbesinin ardındaki iktidar partisine geçmişti!

Nimet Özdemir’in hızlı dönüşleri, son dönemde tanık olduğumuz utanç verici transfer ortamında birilerine alışılagelmiş bir ilkesizlik olarak görünebilir ama 7527 sayılı yasa yürürlüğe girdiğinden bu yana katledilen hayvanları düşündüğümüzde tartışmasız büyük bir ikiyüzlülüktür!

27 Temmuz 2024’te medyaya yaptığı açıklamada şunları söylemiş Özdemir: “Yasa teklifini Cumhurbaşkanımız imzalarsa uygulanacak, imzalamazsa uygulanmayacak. Burada en suçsuz ve masum, sesi çıkmayacak, kendini savunamayacak olan cezalandırılıyor. Bu akla, vicdana uyan bir şey değil.”

O yasa teklifi Erdoğan tarafından imzalandı ve o tarihten bu yana Türkiye’de hayvan bakımevleri ve sokaklar birer mezbahaya döndü! Ve iki gün önce Nimet Özdemir’e AKP rozetini takan da Erdoğan’dı...

Bunları yazarken herhangi bir partiyi savunduğum sanılmasın sakın. Hayvan hakları söz konusu olduğunda ne yazık ki muhalefetin de sicili berbattır.

Ancak Katliam Yasası’nın ardında AKP ve MHP’nin kabul oyları var. Bu gerçek ortadayken Nimet Özdemir’in AKP’ye geçmesi, en başta hayvanları kullandığını gösterir!

AKP’ye geçtikten sonra, “Aynı Nimet’im, değişen bir şey yok. Aynı misyonuma devam edeceğim. Sokaktaki canlılarımıza daha çok hizmet edip, refahlarını ve mutluluklarını sağlamak için daha çok çalışacağıma emin olabilirsiniz” diyen Özdemir, tepkileri duymamak için istediği kadar sosyal medya hesaplarını kapasın, telefonlara çıkmasın, AKP’nin çıkardığı yasayla birlikte katliamlar yüzünden yükselen hayvan haykırışları ülkenin her yerine yayıldı! Demek ki o canların seslerini de duymaz olmuş!

Ülkemiz çılgın bir zulüm girdabının içinde çırpınıyor!

Yıl 1956!... Mersin’le göbek bağımı koparmış ve Ankara’ya gelmişim.

Ankara Adliyesi’nde yaşanan değişimler için ne dedik?

Yıl 999... Yanlış yazmadım. Yıl 999, yani bundan tam 1027 yıl önce.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, süt kuzusu dönemindeki öğrencileri özenle beslemek istediklerini okuyunca sütün insan yaşamındaki önemi konusunda bilgi edinmeye çalıştım.

Dünya Kupası’na 24 yıl sonra katılmayı hak eden Türk Milli Takımı, içinde barındırdığı yıldızlarıyla ülkeyi başarılara hazırlamıştı.

Soru: Eşim 27/3/1993 tarihinde sigortalı olarak çalıştı.

Butlan yönetiminin CHP Genel Merkezi’nde yarattığı olumsuz görüntülerin üzüntüsü daha geçmeden, şimdi de geçtiğimiz pazar gecesi İzmir il binasında yaşanan olumsuz görüntüler gündeme düştü. Doğrusu bu görüntüler CHP’ye ve İzmir örgütüne hiç yakışmadı.

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

“Tamam doğru olanı yapıyor sağlıklı beslenerek kilo vermeye çalışıyorum ama tamam da motivasyon ne olacak? Bu soruyu çok duyuyorum. Çünkü etrafımızda herkes açlık diyetleriyle, su diyetleriyle, detokslarla ya da sosyal medyada gördüğü şok listelerle hızla kilo vermeye çalışıyor. Sen ise sağlıklı beslenerek kilo vermeye çalışıyorsun. Daha yavaş ilerliyorsun.''

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Kaynak: Cumhuriyet

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bildirim