26.06.2026
21:28
Kategoriler
HABER
Ana Sayfa Canlı Skor Hava Durumu Bildirimler Gündem
Gündem

Rezalete çare!

Rezalete çare!

Son bir yılın en mide bulandıran olaylarından biri de belediye başkanı ve milletvekili transferleri...

Onlarca vekil ve başkan, arka arkaya iktidar partisine geçti. Anlaşılan o ki sırada daha birçok isim var!

Muhalefet partilerine göre bu transferlerin nedeni “tehdit” ve “siyasi rüşvet!”

Haklı olarak gidenlerin ardından “çok fena” konuşuyoruz... Ayıplıyoruz, kınıyoruz, yerden yere vuruyoruz.

Koltuk sayıları gittikçe azalan muhalefet partileri de en az bizim kadar şikayetçi!

Gidene “hain” diyorlar ama kendilerine katılanlara da “kahraman” muamelesi yapmaktan geri durmuyorlar!

Oysa bu transfer meselesi, halkı siyasetten soğudu.

Siyasetçilere duyulan güveni sıfırladı.

Herkese “Satılabilir”, herkese “Hain” diye bakar olduk.

Ne ilginçtir ki hiçbir parti, bu sorunu kökten çözmek için bir adım atmıyor!

Oysa yapılabilecek bazı şeyler hala var:

Bu transferleri doğru bulmuyorsan, sadece senin partinden gidenler olduğunda kıyameti koparmayacaksın...

Sen de başka partilerden gelenleri kabul etmeyeceksin!

Çıkıp, “Bundan sonra başka partiden seçilen belediye başkanını, belediye meclis üyesini ve milletvekilini partimize kabul etmeyeceğiz. İstifa eden siyasetçi, görev süresinin sonuna kadar bağımsız kalmayı göze almalı” diyeceksin.

Başta Özgür Özel ve arkadaşları olmak üzere, bu rezaletten ve oy hırsızlığından yakınan bütün partiler bağlayıcı bir ilke kararı almalı...

“Partimize transfer kabul etmiyoruz” demeli!

Bakalım ilk yapan, hangi parti olacak?

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) Liderler Zirvesi önümüzdeki Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek ya... İşte; bu toplantıya Türkiye’deki iktidar karşıtı medyanın alınmayacağı açıklandı.

Toplantıyı sadece AKP yandaşı gazete ve televizyonların temsilcileri izleyebilecek!

Çünkü bağımsız medya kuruluşlarının akreditasyon talebi reddedildi!

Bu kuruluşların temsilcilerine NATO Akreditasyon Birimi tarafından e-posta yoluyla iletilen karar şöyle.

“Zirveyi takip etmek amacıyla yaptığınız başvuru için teşekkür ederiz. Üzülerek belirtiyorum ki, medya akreditasyon talebiniz bu sefer karşılanamıyor. Nihai olan bu kararın gerekçelerini açıklayamıyoruz.”

SÖZCÜ, Halk TV, Cumhuriyet, BirGün gibi muhalif yayın kuruluşlarının başvurularını reddediyorlar ama lütfedip gerekçeyi bile açıklamıyorlar.

Göz göre göre Türkiye’deki medya kuruluşları arasında “iktidara yakınlık” tercihi yapıyorlar.

Bağımsız medya temsilcilerine “potansiyel terörist” muamelesini reva görüyorlar.

Bu adamlar yıllardır Türkiye’deki özgürlükler konusunda nutuklar atıyor...

Ama iş kendilerine gelince hıyarlığın en büyüğünü yapıyorlar.

NATO yetkililerini henüz zaman varken bu çifte standartlı uygulamadan vazgeçmeye ve akıllarını başlarına almaya davet ediyorum.

Düne kadar solcu ve sıkı Atatürkçü olarak bildiğim ünlü oyuncu Halil Ergün, ülkedeki tüm kötülükleri Atatürkçülere bağlamış ve “Her haltı Atatürkçüler yiyor” demiş... Yetmemiş, Osmanlı’ya övgüler düzmüş... Sorum kendisine:

Hayırdır; Atatürk karşıtlarının yediği haltları göremeyecek kadar yaşlandın mı? Yoksa TRT’den ya da atv’den bol sıfırlı bir dizi teklifi mi aldın?

Başta “Kayyum Gürsel” olmak üzere, “Butlan Kemal”e yakın isimler önceki akşam sosyal medyayı ayağa kaldırdı:

“İstanbul tek yürek, Genel Başkanını bekliyor. Birlik için, dayanışma için, umut için... Seni bekliyoruz Sayın Genel Başkanım. 25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde buluşuyoruz.”

Ancak Kayyum Gürsel, planlanan karşılama programına yaklaşık iki buçuk saat kala yeni bir açıklama yaptı.

“Sevgili yol arkadaşlarım, genel başkanımızın bugün gerçekleştirmesi planlanan programı iptal edilmiştir.”

Sonra Kemal Bey’den de bir açıklama geldi.

Programda bulunan Caferiler’in düzenlediği Aşura etkinliğine katılmasının doğru olmadığına karar verdiğini, inancın siyasete malzeme edilmesini önlemek için İstanbul’a gelmekten vazgeçtiğini duyurdu.

Onun gelmemesini isteyenler, Caferiler!

Gürsel Tekin’i arayarak bu taleplerini ilettiler.

Kemal Bey de bunun üzerine, “O zaman niye geliyorum ki?” dedi ve programı iptal etti.

Yani Caferiler itiraz etmeseydi, Kemal Bey için “inancın siyasete alet edilmesi” falan... Sorun olmayacaktı!

Sen bu hallere düşecek adam mıydın?

Kaynak: Korkusuz Gazetesi

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bildirim